Articles in Category: Bal Haberleri

Arılara mikroçipli takip

on Pazartesi, 21 Temmuz 2014. Posted in Bal Haberleri

Arılara mikroçipli takip

Arıların sırt kısmına yerleştirilen mikroçipler vasıtasıyla artık onların hayatı izlenebiliyor ve ölümlerine nelerin sebep olduğu keşfedilebiliyor. Arılara mikroçip takma fikri bilim kurgu gibi gözükmesine rağmen, biyologlar Fransa’daki bir laboratuarda bunu gerçekleştirdi. 

Fransa gerek arıcılık ve gerekse arı araştırmaları bakımından oldukça eski bir geleneğe sahiptir. Arılar üzerine yapılan en önemli araştırmalar güney Fransa’daki Avignon şehrinin çevresinde gerçekleştirilmektedir. Bu bölgede sadece arılar üzerine araştırmalar yapılan bir kaç tane araştırma enstitüsü de bulunmaktadır. Burada yapılan araştırmalarda bilim insanları çok sayıda tekil arıyı takip etmeyi mümkün kılan çığır açan yeni bir yöntem geliştirerek; arıları farklı etkilere maruz bırakıp, bu faktörlerin onların davranışlarını nasıl etkilediğini gözlemliyorlar.

Bu amaçla mikroçip yerleştirilen arılar girişinde tarayıcı olan özel kovanlara konulur. Kovanın girişindeki bu tarayıcılar arının kovandan ayrılışını, ne kadar süre dışarıda kaldığını ve geldiği zamanı kaydederler.

Arı Biyolojisi ve Korunması (BPl) Laboratuarı’ndan Cedric Aloux bunun çok önemli bir buluş olduğunu; farklı stres faktörleri arasındaki etkileşimi incelediklerini fakat arıları olumsuz manada etkileyen sadece tek bir faktör olma ihtimalini de göz önünde bulundurduklarını ifade ediyor. Arıları menfi olarak etkileyen faktörlerin başında zararlı böcekler ve hastalıklar geliyor. Fakat bitki çeşitliliğinin azalması ve arıların yön bulmasını engelleyen cep telefonlarından kaynaklanan elektromanyetik radyasyon gibi tanımlanamayan faktörler de mevcut. 

Arı Nüfusu Tüm Dünyada Azalıyor

Tüm dünyada arı sayısı endişe verici bir hızla azalıyor. Bu azalış sadece bal üretimi bakımından önem taşımıyor. Daha önemlisi insanların tükettiği bitkisel ürünlerin %75`inin tozlaşmasına arıların vesile olduğu gerçeği göz önüne alındığında genel olarak gıda üretiminde de bir azalmaya sebep olmaktadır. ABD`nin bazı bölgelerinde son 10 yılda balarısı sayısı %70`den daha fazla azaldı, Avrupa’da ise arı kolonilerinin sayısı yılda %10-20 azalıyor. Hiç kimse bunun sebebini tam olarak bilmiyor. Muhtemel sebepler arasında zararlı böcekler, yırtıcılar, hastalıklar, pestisitler, iklim değişimi ve cep telefonları sayılabilir. 

Karakovan balı nasıl üretilir?

on Pazartesi, 21 Temmuz 2014. Posted in Bal Haberleri, Bilimsel Makaleler

Karakovan balı nasıl üretilir?

Karakovan, bu topraklarda yüzyıllardır hem lezzet hem de şifa dağıtmaya devam ediyor.Arılara ve kovanlara hiçbir müdahale olmadığı, için altı ay boyunca karanlık olan bir kovanda üretilen bala, karakovan balı deniyor. Karakovan balı üretiminin her adımı bulunduğu yörenin koşullarına göre şekilleniyor ve kovanların tüm malzemeleri doğadan elde ediliyor.

Arılar ise bu kovanların içine kendi peteğini inşa ediyor. Bu nedenle, ayrı bir lezzete ve şifaya sahip bu balın hem kendisi hem de peteği değer kazanıyor.

Karakovan, ince uzun bir silindir görünümünde hazırlanıyor. Silindirin arka ucu bazı bölgelerde açık bazılarında kapalı tutuluyor. Ön ucuna ise arıların girip çıkabileceği bir kapak yerleştiriliyor. Bal üretimi süresince bu kapak açılmıyor ve kovanın içinin karanlık kalması sağlanıyor.

Kovanın yapımında Anadolu’da iki farklı yöntem izleniyor. Bunlardan en yaygın ve üretim için en sağlıklı olanı sepet şeklindeki kovanlar. Söğüt, kavak ve gürgen gibi ağaçlardan aynı büyüklükte sepetler örülüyor. Bu sepetler hayvan gübresi ve kerpiç benzeri karışımlarla sıvanıyorlar. Bir başka karakovan malzemesi ise kestane ve ıhlamur gibi ağaçların kütüğü. Yaşlı ağaçların gövdesinden bir bölümü alınıyor ve içi oyularak yine silindir şeklinde bir kovan hazırlanıyor. Bu kovan ise genelde iki parça halinde oluyor. Ancak kütükten yapılan kovanlar çok fazla tercih edilmiyor.

Karakovanın en yaygın ve aynı zamanda en orijinal şekli olan sepet balı Anadolu’nun birçok bölgesinde üretilmeye devam ediyor. Özellikle kekik ve geven türlerince çok zengin olan bölgelerde dizi dizi sepetlerle karşılaşmak zor değil. Bozkırlar ve yüksek dağ çayırları bu balın üretimi için en uygun alanlar.

Sepet balının hikâyesi söğüt, kavak gibi ağaçlarla başlıyor. Genelde vadilerin iç kısmında bulunan bir dizi ağacın veya çalının dalları kesiliyor önce. Bu dallardan ince belli bir sepet örülüyor. Ancak sepetin kovan niteliğini kazanması için iki önemli adım daha gerekiyor. Yine aynı vadideki yamaçlarda otlayan ineklerin tezeği ile topraktan bir harç karılıyor. Bazı bölgelerde yalnız tezek bazılarında ise yalnızca toprak kullanılıyor, bu harcın özelliğini ise arıların türü belirliyor. Bu harçla sepetin etrafı sıvanıyor. Bu harçta hayvan gübresinin kullanılması sepetin hafif ve kolay taşınabilir olmasını sağlıyor. Sepetin bu harçla kaplanmasının nedeni ise arıları kışın soğuktan yazın sıcak ve nemden koruyabilmek. İkinci aşamada ise sepetin bir ağzı ahşap bir kapakla tamamen kapanıyor (bazı bölgelerde açık bırakılıyor), diğer ağzı ise yarım açık bırakılarak arılar için kapı görevi görüyor. Sepet yapımı için yaz sonu tercih ediliyor. Sepetler durumlarına göre birkaç yılda bir yenilenmek için tekrar sıvanabiliyor ve bu işlemi genelde kadınlar yapıyor. Sıvanan kovanlar evin veya bahçenin güneş almayan bir kısmında üst üste dizilerek bekletiliyor.